Güneri Civaoğlu'ndan Türkiye'de bir ay içinde altyapısı tamamlanan çalıntı araç ve plaka tanıma aygıtlarını da kapsayan ve yakında uygulamaya konacak olan Mobese (Mobil Elektronik Sistem Entegrasyonu) Projesi üzerine bir yazı.
İçişleri Bakanı
Abdülkadir Aksu, "bir ay içinde İstanbul'da, New York'taki gibi bir
kıskaç'ın uygulamaya konacağını" söyledi.
"Kıskaç" deneme olarak önce Diyarbakır'da,
sonra NATO toplantısı boyunca İstanbul'da uygulanmış.
Başarılı olmuş.
Özellikle İstanbul zorlu süreçti.
Başkan Bush, Başbakan Blair... Ve diğerleri.
Her biri belayı paratoner gibi çeken isimler.
Güvenlik ve istihbarat güçleri, o zorlu küresel sınavı başarıyla geçmişti.
Denemelerden yüksek not alan ve bir ay içinde altyapısı tamamlanarak uygulamaya konacak "kıskacın" adı "MOBESE..." (Mobil Entegrasyon Sistem Projesi)
Bu sistem teknik olarak
çeşitli unsurların lego parçaları gibi entegre olarak yerleştirildiği bir
güvenlik ağı...
- Kentin dijital haritası.
- Kentteki bütün güvenlik araçlarının mobil olarak hareketinin izlenmesi.
- Suç yeri ile bu araçlardan en yakında olanları arasında iletişim ve ulaşım.
Yörenin kuşatılması. Faillerin takibi.
Araç, çalıntı araç, plaka tanıma aygıtları.
- Optik gözlemler ve alınan görüntüler Vatan Caddesi'ndeki merkeze
yansıtılıyor.
Sistemin bir diğer ayağı
insani boyutlu.
- Kapkaç yapan çocuklar için mobil güvenlik araçlarında, uzman polislerin yanı
sıra, doktor, hemşire, psikolog/psikiyatr bulunacak. Çocukları çürük meyveler
gibi, ite kaka, döve kıra, araçlara alt alta, üst üste doldurup karakollara
götürmek, sabahları da yer yokluğu nedeniyle salıvermek yol değil... Bunlar
ıslahevlerine konacak.
İstihbarat ise üçüncü
ayak.
Sokak terörü, bireysel suç olmaktan çıktı.
Çocuk çeteleri bile gerilerde kalmış "neredeyse masum nostalji..."
"Sektör" haline gelmiş.
Organize suç örgütleri holdinginin bir dalı.
Uyuşturucu, çek/senet, haraç ve silah mafyaları bu alana da el atmış.
O örgütlere yoğun odaklanmış istihbarat çalışmaları da önemli.
19 milyon insanı doğduğu topraklardan kopmuş Türkiye'nin gerçekleri...
Bunlar, günlük yaşamda
hissedilenler.
Ayrıca....
Türkiye'nin nabzını yansıtan güvenlik sorunları var.
Aksu ile bunları da söyleştik.
Örneğin...
Orhan Pamuk'un kitabını toplatma emri veren kaymakam.
Onun görevden alınması prosesi ilk günden başlatılmış.
6 Mart kadınlar yürüyüşünde şiddet kullanan 8 polis açığa alınmış.
Türkiye'de bulunan AB Troykası tepki koyduktan sonra mı?
Aksu'ya göre "hayır..."
Daha olayın ertesi günü, müfettişleri yolladığını söylüyor.
Ancak, müfettiş,
görevden alma,
açığa koyma iç hukuk açısından bir hareketlenmeyi gösterse de, AB'den görünüş
hiç hoş değil.
Türkiye için hazırlanmış olan rapor bu olumsuzluğu yansıtmakta.
Yani...
Bu tür olayların olmaması daha önemli.
Polisin eğitimi, duyarlığı, AB normlarında hareket refleksini edinmesi
gerekiyor.
Bu da zaman alacak.
Yani, yılların geleneksel davranış kalıplarının yerine AB kalıplarını kısa
sürede yerleştirmek zor iş.
Her alanda olduğu gibi, zamanla yarışıyoruz.
Üstelik AB
mercekleri, Türkiye için diğer ülkelere kullanılandan farklı. Büyük gösteren
cinsten...
O nedenle "sıfır hata" gibi bir ölçüt kaçınılmaz oluyor.
Proksima® Bilgi İşlem Yazılım Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.üretim ve güvenlik sektörüne yönelik otomasyon sistemleri üreten ve görüntü tanıma uygulamaları Ar-Ge konusunda Türkiye pazar lideri olan %100 Türk sermayeli bir şirkettir. Görüntü Tanıma Sektörü'ne Platasis® Plaka Tanıma Sistemi ile giriş yapan Proksima, Türkiye'nin emniyet güçleri, askeri tesisler ve binlerce çalışanı olan çok uluslu şirketler tarafından tercih edilen tek marka olma gururunu yaşamaktadır.Proksima, görüntü tanıma alanındaki Ar&Ge çalışmaları ve yayımladığı bilimsel makalelerle Türkiye'yi uluslar arası arenada başarıyla temsil etmektedir.